ELEMANLAR

15 December 2008

Evrendeki tüm atomları ayırabilseydiK, 92′yi aşkın değişik atom türü bulunduğunu görürdük. Bütün atomları aynı türden olan maddelere “eleman” denir.Bir elemanın atomları karşılıklı çekim gü­cüyle birbirlerini çeker ve toplu halde dururlar. “Katı” bir cisimde bu çekim kuvvetlidir. “Sıvı” larda daha zayıftır. “Gaz’larda ise atomlar ser­bestçe hareket ederler. Isıtma yoluyla atomlar arasındaki çekim gücü azaltılabilir. Böylece bir elemanı katı halden sıvı hale, sonra da gaz haline getirebiliriz.

ELEKTRON YÖRÜNGELERİ

15 December 2008

Her atomda elektron yörüngeleri içice sıra­lanmıştır. En içteki yörüngede ikiden çok elek­tron bulunmaz. İkinci yörünge ise ancak sekiz elektron tutabilir. Daha ağır atomlarda yörünge sayısı da daha çoktur.Buraya kadar atom çeşitlerinden pek az söz edebildik. Ancak, isteseydik aynı yoldan birçok atomlar yapabilir ve sonunda bütün atomların nasıl yapıldığını gösterebilirdik. Yalnız bunu ya­parken belli kurallara kesinlikle uymamız gerekir­di. Bu kurallar elektron yörüngelerinin kaçar elektron alabileceği temeli üzerine kurulmuştur.

ATOM AĞIRLIĞI

15 December 2008

Bir helyum atomunun (atom sayısı 2) bir hidrojen atomunun (atom sayısı 1) iki katı ağır­lıkta olduğunu düşünebiliriz ama, gerçekte hel­yum atomu hidrojen atomunun iki değil, dört katı ağırlıktadır. Bu fazla ağırlık (kütle) elbet helyum çekirdeğindeki iki nötrondan ileri gel­mektedir. Protonun nekadar küçük olduğu, elek­tronun ise ondan bile küçük olduğu düşünülür­se, atomun içinde pek çok boşluk kaldığını ve kütlenin çoğunun merkezde toplandığını anlaya­biliriz (Her nekadar atomlar bir bilardo topuna benzetilebilirse de, gerçekte çevrelerinde resim­lerde gösterildiği gibi katı bir kabuk olmadığını unutmamak gerekir).3 Atom sayılı eleman Lityum’dur (simgesi Li.) Lityum atomunun çekirdeğinde 3 proton, dört nötron vardır; çekirdek çevresinde dönen elektronların sayısı da üçtür. Lityum atomundaki protonlarla nötronları toplarsak, bir lityum atomunun bir hidrojen atomundan yedi kat ağır olduğunu görürüz. Bir başka deyişle, Lityumun “atom ağırlığı” yedidir diyebiliriz. 6 atom sayılı eleman karbondur (simgesi C). Karbon atomunun çekirdeği 6 proton ile 6 nötrondan meydana gel­miştir. Dolayısıyla karbonun atom ağırlığı 12′dir. Protonlarda yüklü bulunan 6 artı elektrik, çekir­dek çevresinde dönen 6 eksi elektrik yüklü elek­tronla dengelenmiştir.

ATOM SAYISI

15 December 2008

Protonlarda nekadar artı elektrik yükü varsa, elektronlarda da okadar eksi elektrik yükü var­dır. Oysa protonlar elektronlardan hemen hemen 2.000 kat daha ağırdır. Bir elektronun eksi elek­trik yükü, bir protonun artı elektrik yükünü tam tamına yok ettiğinden, atomun bir bütün olarak nötr kalabilmesi için, çekirdekteki proton sayı­sının yörüngedeki elektron sayısına eşit olması gerekir. Herhangi bir atomdaki proton sayısına o elemanın atom sayısı denir. Bir atom çekirde­ğinde genellikle en azından proton sayısı kadar nötron vardır. Hiç nötronu olmayan tek atom, hidrojen atomudur. Atomları en basitinden en karmaşığına doğru incelersek, atomun yapısını belki daha kolay anlayabiliriz.

Atomlar

15 December 2008

Evrendeki her şey atom denen düşünüleme­yecek kadar küçücük parçacıklardan meydana gelmiştir. Atomlar o denli küçüktür ki, on bin milyon atomu uç uca birbirine eklesek, uzunlu­ğu iki santimetreyi bile bulmaz.Atom fikri yeni değildir. Eski Yunanlılar atom adını verdikleri küçücük parçacıkların var olduğunu biliyorlardı. Bugün de atomu hâlâ Yunanlılar’ın yakıştırdığı adla anmaktayız.Eskiden atomların minyatür bilardo topları­na benzer katı parçacıklar olduğu sanılırdı. Her nekadar atomları böyle birer bilardo topu gibi dü­şünmek daha kolaysa da, çağdaş bilim bunların som olmadığını ve içlerinde çok miktarda boş­luk bulunduğunu belirtiyor.Her atomun merkezinde bir çekirdek vardır. Atomu bütünüyle düşünürsek, çekirdeğin çok küçük kaldığını görürüz. Çekirdek boyca küçük­tür ama, atomun hemen bütün kütlesi çekirdekte toplanmıştır. Çekirdek her zaman artı elektrik yüklüdür. Çekirdeğin çevresinde hemen hiç ağır­lığı olmayan parçacıklar döner; bunlara “elektron” denir. Elektronları Güneş çevresinde dönen geze­genlere benzetebiliriz. Elektronlar eksi elektrik yüklüdür. Elektronların eksi elektrik yükü ile çe­kirdeğin artı elektrik yükü arasındaki çekim sayesinde, elektronlar çekirdek çevresinde belli bir yörüngede dönerler. Tıpkı bir mıknatısın kar­şıt kutuplarının birbirini çekmesi gibi.
Atom çekirdeği neden yapılmıştır? Çekir­dek proton adı verilen artı elektrik yüklü zerre­ciklerle “nötron” denen zerreciklerden meydana gelmiştir. Nötronların kütlesi de protonlannkine eşittir, yalnız bunlarda elektrik yükü yoktur.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTÜ

15 December 2008

1945′te toplanan San Francisco Konferansı’nda 50 millet birleşerek Birleşmiş Milletler örgütü’nün te­melini attılar. Amaç bir dünya devletinin kurulmasına doğru ilk adımı atmak, uluslararası işbirliğini sağla­maktı, örgüt gerçekte Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra benzer amaçlarla kurulmuş olan Milletler Cemiyeti’nin devamından başka bir şey değildi.
Birleşmiş Milletler örgütu’nün birçok konseyi var­sa da en önemlisi Genel Kurul’dur. Bugün bu kurulda 150 devletin delegeleri vardır, örgüt savaşın yayılmasını önlemekte, silahlanmayı kısıtlamakta bir bakıma hayli etkili olmuştur. Ancak, veto hakkı yüzünden örgütün birçok olumlu girişimi yarıda kalmıştır. Çünkü Birleş­miş Milletler anayasasına göre, beş büyük devletten biri bir kararı veto ederse, o karar bozulur. İşte bu veto hakkı yüzündendir ki, Kuzey Atlantik Paktı örgütü (NATO) kurulmuştur (Bk. NATO). Dolayısıyla, örgü­tün başardığı pek çok olumlu işe karşılık, dünyadaki ana bölünme sürmekte, hattâ belki de doruğuna varmış bulunmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti 1971′de örgüte üye kabul edilmiştir.

AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞU

15 December 2008

1957′de Fransa, italya, Batı almanya, Belçika, Hol­landa ve Lüksemburg Roma Antlaşması’nı imzaladılar. Ortak Pazar işte ilk bu anıtlaşmadan doğdu. Plana göre, Ortak Pazar’a katılan ülkeler arasında gümrük kalkacak, ekonomik tasarılar birleştirilecek, çeşitli ulusal bölge­lerle sermaye ve işçilerle ilgili yasaklamalar kaldırıla­caktı. Böylece, gerek paranın, gerekse işçilerin Ortak Pazar ülkelerinde serbestçe dolaşımr sağlanacaktı. Ortak Pazar demokratik Avrupa’nın birleşmesine doğru atıl­mış bir adımdır. Ayrıca, tüm ülkelerin yararını geliştir­me uğruna bir devletin egemenliğini sınırlandırma görüşünü getirmesi bakımından da önemlidir

VARŞOVA PAKTI

15 December 2008

Bu pakt (antlaşma) 1955′te Varşova’da Arnavut­luk, Bulgaristan, Çekoslovakya, Macaristan, Polonya, Romanya, Doğu Almanya ve S.S.C.B. arasında imzalan­dı. Pakt 20 yıllık karşılıklı yardımı içeren bir antlaşmay­dı ama, gerçekte 1949′da Batı demokrasileri arasında imzalanan NATO (Kuzey Atlantik) Paktı’na Sovyet blokunun karşılığıydı.

NATO-KUZEY ATLANTIK ANTLAŞMA ÖRGÜTÜ

15 December 2008

1949 yılında Kuzey Atlantik ülkeleri karşılıklı da­yanışma ve savunma temeline dayanan bir antlaşma imzaladılar. Belçika, Fransa, Lüksemburg, Hollanda, ingiltere, Kanada, Danimarka, izlanda, italya, Norveç, Portekiz ve A.B.D.’nin katıldığı bu antlaşmaya bir süre sonra Türkiye, Yunanistan ve Batı Almanya öa girdi. Kuzey Atlantik Antlaşmasının kurulmasının başlıca nedeni, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bir Sovyet saldırısını önleyememesinden korkulmasıydı. Çünkü Sovyetler Birliği’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda veto hakkı vardı (Bk. Birleşmiş Milletler örgütü). Fransa bir süre sonra, Amerika’nın Avrupa üze­rindeki sözügeçerliğine kızarak, pakttan ayrıldı.

UZAK DOĞU’DA SAVAŞLAR

15 December 2008

Uzak Doğu’da güçlü bir komünist hareketi vardı. Japonya’nın savaşı kaybetmesinden sonra Kore, Kuzey ve Güney Kore olmak üzere, ikiye ayrılmıştı. Ancak, Çinlilerin desteklemesiyle Ku­zey Kore, Güney Kore’ye saldırdı. Birleşmiş Milletler Örgütü işe karışarak, Güney Kore Cumhuriyetini Kuzey Koreliler’e karşı savunma­ya girişti. Amerikalılar’ın da karıştığı savaş 1950-1953 yılları arasında sürdü. A.B.D. bu savaşta büyük kayıplar verdi.Bu arada VietNam’da, eski adıyla ÇinHindi’nde de başka bir komünist hareKeti hazır­lanmaktaydı.’ Bu bölge esKiden bir Fransız sö­mürge devletinin bir Kesimini meydana getiriyor­du. 1954 yılında Hoşimin önderliğindeki yerli kuvvetler Fransızlar’ı yenerek ülkeden attılar. Birçok ülkelerin katıldığı bir konferans sonunda, tıpkı Kore gibi, VietNam da Kuzey ve Güney VietNam olmak üzere ikiye ayrıldı. Ne var ki bir süre sonra Kuzey Viet-Namlılar Güney VietNam’ı istila ettiler. A.B.D. bu savaşa da Katıldı ve bir kez daha büyük kayıplar verdi. Sonunda Kuzey Viet-Nam savaşı kazandı, Güney VietNam kuzeyle birleşti.


Gebelik Kadınlar Bilim ve Teknoloji Sağlık Sağlık Sağlık Yemek Tarifleri Forumlopedi ÖSS,KPSS eğitim lazer epilasyon Edebiyat Atasözleri kadın Teknoloji şarkı sözleri Okul Öncesi matematik Edebiyat Eğitim eğitim Edebiyat sbs kadın sağlığı kültür kültür gazeteler